Kenan Doğulu finalde, Shake it Up Şekerim Eurovision’da

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen 52. Eurovision Şarkı Yarışması’nın yarı finalinde Türkiye’yi ”Shake It Up Şekerim” adlı parçasıyla temsil eden Kenan Doğulu, 26. sırada sahneye çıktı ve finale kalan 10 ülkenin ismine Türkiye’yi de ekledi.

Yarışmanın bu gece yapılan yarı finali, Finladiya Televizyonu YLE’nin organizasyonuyla Avrupa Yayın Birliği (EBU) üzerinden 42 EBU üyesi ülkenin yanısıra Avustralya ve Japonya ile İspanya Televizyonu TVE’nin kablolu yayını aracılığıyla ABD ve Güney Amerika’da da ilgiyle izlendi.

Helsinki Hartwall Arena Buz Hokeyi Salonu’nda düzenlenen ve yüzmilyonlarca insanın canlı yayından izlediği yarı finalde Kenan Doğulu ile birlikte podyuma çıkan dansçılar Dominique, Jessica, Charlie ve Sarah’nın giysileri de salondaki 12 bin kadar seyircinin beğenisini kazandı. Sahnenin küçük olmasının Doğulu’yu etkilemediği gözlenirken, profesyonel yaklaşımla başarılı bir biçimde parçasını sunan Doğulu, canlı olarak güzel bir performans sergiledi.

Kenan Doğulu ve dansçılarının Harem temasından yola çıkılarak hazırlanan giysilerinde yaklaşık 50 bin Swarovski kristali kullanılması da gözlerden kaçmadı. Doğulu’nun ceketinin iç kısmında 11 bin taş ve elişi süslemeler ilk bakışta göze çarpmasa da, Doğulu’nun dönüş hareketlerinde ceketinin iç kısmındaki taşlar ilgi çekerken, dansçı kızların yüzlerinde kullanılan Swarovski kristalleri ilginç görüntüler yarattı.

İngiliz asıllı Dominique, Sarah ve Charlie ile Finlandiyalı Jessica’nın 22 ayar altın suyuna batırılmış kumaştan yapılan giysilerinin üst bölümü ile giysilerin tümünde yer alan kristaller sahnede adeta bir ışık seli yarattı. Koreografisinde caz ve oryantal figürlerinin de yer aldığı dansta Doğulu, şarkıdaki Türk ezgileri bölümünde cebinden çıkardığı mendilini sallayarak yaptığı halay figürleriyle seyircileri coşturmayı başardı. Doğulu için özel hazırlanan sanatçının boynundaki küçük altın rengi papyon, giysisine renk katarken, giyside Türk bayrağının renklerini taşıyan Doğulu, şarkısının sonunda büyük alkış topladı.

Doğulu seyircileri selamlayarak sahneden ayrıldı. Yarı finalde en yüksek oyu alacak 10 ülke, 12 Mayıs Cumartesi yapılacak ve 24 ülkenin katılacağı finale yükselecek. Finali kazanan ülke, 15 Mayıs Salı günü EBU’nun organize ettigi promosyon turuna çağrılacak. İsveç ile başlayan organizasyon, Danimarka, Hollanda, Almanya ve İspanya’da verilecek konserlerden sonra Yunanistan’da sona erecek.

İşte finale kalan ülkeler:

1. Türkiye

2. Beyaz Rusya

3. Makedonya

4. Macaristan

5. Gürcistan

6. Letonya

7. Sırbistan

8. Bulgaristan

9. Moldova

10. Slovenya

Malatya 2004 İGM Seçim Sonuçları

Malatya il genelinde, seçmenin siyasi tercihini gösteren 2004 yılı yerel seçimler bünyesindeki İl Genel Meclisi Üyelikleri seçiminde durum şöyleydi:

Seçmen Sayısı:
495.730

Katılım:
%64.48

(İlk Rakam alınan oy, ikincisi oy yüzdesidir)

DSP
591
0.19

ANAP
3.213
1.03

BTP
2.454
0.79

AKP
148.309
47.57

BBP
8.692
2.79

IP
742
0.24

ODP
2
0.00

TKP
626
0.20

DYP
11.889
3.81

ATP
2
0.00

CHP
51.233
16.43

GP
3.570
1.15

YTP
578
0.19

SHP
13.265
4.25

SP
18.476
5.93

MHP
47.401
15.20

BAGIMSIZ
740
0.24

Hükümet: ‘Zamanlama Dikkat Çekici’

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Hükümetimizin ve bağlı birimlerin gerek basın yoluyla duyulan, gerekse çeşitli ortamlarda dile getirilen, devletimizin temel değerleriyle çelişen uygulamalar konusunda duyarsız kalması söz konusu olamaz” dedi.

Çiçek, Başbakanlık Merkez Binası’nda bir basın toplantısı düzenledi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından dün yapılan açıklamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçek, “11. Cumhurbaşkanını seçme sürecinde böyle bir metnin ortaya çıkmasının son derece dikkat çekici” olduğunu söyledi. Çiçek, şunları kaydetti:

“Bunun, bu hassas dönemde Anayasa Mahkemesi eksenli tartışmalar yapılırken ortaya çıkması yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır.

Herkes şunu açıkça bilmelidir ki, hükümetimiz, devletimizin, Anayasanın 1, 2 ve 3. maddelerindeki temel ve vazgeçilmez ortak değerleri, ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin saygınlığı, Türkiye’nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği konusunda herkesten daha fazla taraftır ve hassastır.

Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğü ve Türk Milleti’nin esenliği bu değerlerin korunmasıyla mümkündür. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, Anayasa ve yasalara aykırı gerçek ve tüzel kişiler tarafından tarafından zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranış tasvip edilemez, tasvip etmek de mümkün değildir.”

“DUYARSIZ KALMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”

Çiçek, “Bu durumlarda, başta Cumhuriyet Savcıları olmak üzere soruşturma makamlarının hiç kimseden izin almadan gerekli soruşturmaları yapma yetkisine sahip bulunduklarını” belirterek, şöyle devam etti:

“Bu konularda gereğini yapmak onların vazifeleridir. Ayrıca, hükümetimizin ve bağlı birimlerin gerek basın yoluyla duyulan, gerekse çeşitli ortamlarda dile getirilen, devletimizin temel değerleriyle çelişen uygulamalar konusunda duyarsız kalması söz konusu olamaz. Bu nedenle ilgili metinde Genelkurmay Başkanlığı’nın hükümetle ilişkileri bakımından son derece yanlış ifadelerin yer alması üzücü olmuştur.

Devletimizin tüm temel kurumlarının bu konularda daha dikkatli ve özenli olması gerektiği Türkiye’nin güçlenme, modernleşme ve demokratik standartlarını yükseltme sürecinin sağlıklı yürümesi bakımından zorunludur. Aksi halde devletimizin güçlenmesine, ülkemizin huzur ve refahına telafi edilemez zararlar verilmiş olacaktır.

BİRİNCİ GÖREV HÜKÜMETİNDİR

Devletimizin temel değerlerini koruma konusunda birinci görev hükümetindir.

Hükümet, bu konuda tavizsiz bir şekilde taraf olduğu için hükümete bağlı tüm kurumların da bu doğrultuda taraf olmaları zaten eşyanın tabiatı gereğidir.

Türkiye’nin her sorunu, hukuk kuralları ve demokrasi içinde çözülecektir. Aksi bir düşünce ve tutum, asla kabul edilemez. Herkese ve her kuruma düşen görev bu sürecin işlemesini kolaylaştırmaktır. Bunun dışındaki arayışların ülkemize ve milletimize ne kadar zarar verdiği geçmişte yeteri kadar acı biçimde tecrübe edilmiştir.”

“GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ BİR KAZANIMDIR”

Hükümetin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyet’i daha da güçlendirme ve demokrasiyi zedeletmemek konusunda “tam bir kararlılık içinde olduğunu” anlatan Çiçek, “Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz, hepimiz için geri döndürülemez bir kazanımdır” dedi.

Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün devletimizin temel niteliklerini koruma konusunda hepimiz el ve gönül birliği içinde geleceğe nasıl daha güçlü yürürüz bunun mücadelesini vermeliyiz. Enerjimizi iç tartışmalarla tüketmek yerine, ülkemizi küresel rekabete daha güçlü hale getirmeye ve milletimizin refah ve mutluluğunu artırmaya sarf etmeliyiz.

Bu bağlamda, bazı iyi niyetli olmayanların hükümetimiz ile Türk Silahlı Kuvvetlerimizi karşı karşıya getirme çabalarını da boşa çıkarmalıyız. Türkiye’nin uluslararası toplumda itibarını zedeleyen, çağdaş dünyadaki konumuna zarar veren, Türk ekonomisinin istikrarını tehdit eden, demokrasiye aykırı, Türk Milleti’nin vicdanında yara açan davranışlardan tüm sorumluluk sahiplerinin kaçınması gereklidir. Güven ve istikrarı zedeleyenler, ülkemizin ve milletimizin ali menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.”

Açıklamasının ardından, “soru yanıtlamayacağını” ifade eden Cemil Çiçek, “Soru almayacağım ama belki aklınıza bir soru olarak gelebilir. Sayın Başbakanımız ile Sayın Genelkurmay Başkanımız faydalı, verimli bir telefon görüşmesi yapmışlardır. Onu da bilgilerinize sunuyorum” dedi.

Malatya Üzerinde Oyunlar

Malatya Sivil Toplum Örgütleri Birliği (MASTÖB) Ankara Şubesi Genel Sekreteri Kamil Göksu,”Malatya’mızı dış güçlerin kötü emellerine alet ettirmeyeceğiz”dedi.

Malatya Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenleyen MASTÖB Ankara Şubesi Genel Sekreteri Kamil Göksu (fotoğrafta sağdaki) ve MASTÖB Ankara Şubesi Başkan Yardımcısı Zülfikar Sezen, Malatya’da 18 Nisan’da 3 kişinin katledildiği yayınevi baskını olayını değerlendirdiler.

Basın açıklamasını okuyan MASTÖB Ankara Şubesi Genel Sekreteri Kamil Göksu, “Malatya üzerine oynanan oyunları kınıyoruz. Malatya’mızı bu olaylara alet etmek çok yanlıştır. Malatya’yı bir cellat şehri olarak göstermek çok yanlıştır. Malatya tarih boyunca ülkeye hizmet etmiş birçok değerli insan yetiştirmiştir”şeklinde konuştu.

MASTÖB Ankara Şubesi olarak 6 Mayıs tarihinde Ankara’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencilerinin de organizesi ile Birleşmiş Milletler önünde basın açıklaması yapacaklarını söyledi.

Misyonerlik faaliyetlerine de temas eden Göksu, “Güney Afrika’da yapılan misyonerlik faaliyetlerinde, Güney Afrikalılar misyonerlere , ‘Siz geldiğinizde sizin İnciliniz, bizim toprağımız vardı. Şimdi, sizin toprağınız bizim İncilimiz oldu’ diyerek misyonerlik faaliyetlerinin ne boyutlarda olduğunu ortaya koymuşlardır”şeklinde konuştu.

Göksu, “Ancak misyonerlik faaliyetlerine canice karşılık verilmemeli. Osmanlı yüzyıllardır her türlü görüşten insanları bir çatı altında yaşatmayı başarmıştır”dedi.

Genelkurmay Açıklaması

Genelkurmay Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının alevlendiği günde uyarılarla dolu bir açıklama yaptı. İşte Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan o açıklama:

“Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur” denildi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde bugün gece saat 23:10′da yayınladığı açıklamanın tam metni şöyle:

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink

Silahlı saldırıda katledilen, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni hemşehrimiz Hrant Dink’in, 2006 Nisan ayında İstanbul’da Malatyalı İşadamları Derneği’nde yapılan toplantıdaki konuşmasındaki bazı değerlendirmelerine, Sabah Gazetesi’nin 28 Nisan Cumartesi günkü sayısında, “Amerika Kardeşi Kardeşe Kırdırıyor” başlıklı bir haberde yer verildi.

“Sözde Ermeni soykırımını konu alan Büyük Yalan belgeselinde, öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in hiçbir yerde yayınlanmayan 8.5 dakikalık konuşmasını SABAH ele geçirdi..” anonsuyla yayınlanan Erhan ÖZTÜRK imzalı haberde şöyle deniliyor:

“Uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci Hrant Dink’in, Ulusal Kanal tarafından çekilen sözde Ermeni soykırımını konu alan ‘Büyük Yalan’ isimli belgeseldeki konuşmaları ortaya çıktı. Dink ailesi 6 bölüm olarak çekilen belgeselde Hrant Dink’in görüntülerinin kendilerinden izin alınmadan kullanıldığını ileri sürerek, Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme görüntülerin yayımlanmaması için tedbir kararı aldı.

“MALATYA’YA SAHİP ÇIKIN”
Önümüzdeki hafta Türkiye ve Azerbaycan’da aynı anda yayına girecek olan sözde Ermeni soykırımı konu edilen Büyük Yalan adlı belgeselde Hrant Dink’in 15 Nisan 2006′daki Malatyalı İşadamları Derneği’nde yaptığı konuşmaya da yer verildi. Basına kapalı yapılan toplantıya İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ve 30 Malatyalı işadamı katılmıştı. Toplantıda 8.5 dakika konuşan Dink’in, geçtiğimiz günlerde Zirve Yayınevi’ne yapılan saldırının meydana geldiği Malatya için ilginç tespitlerde bulunduğu ortaya çıktı. Konuşmasında Malatya’nın iyi bir noktaya gitmediğini belirten Dink, Malatya’ya sahip çıkılması gerektiğinin altını çizerek geçmişte İngiliz, Fransız, Alman ve Ruslar’ın yaptıklarını şimdi Amerika’nın Kürtler üzerinde yaptığına dikkat çekti.

ÖNEMLİ MESAJLAR…
Rusya ve Ermenistan devlet arşivlerinden elde edilen belgeler, bilgiler ışığında hazırlanan belgeselin senaryosunu yazan Serkan Koç, Dink’in konuşmasında önemli mesajların bulunmasından dolayı bu konuşmaya yer verdiklerini belirtti. Dink, “Bu gidiş gidiş değil, kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar” diyerek söze başladığı konuşmada ABD’yi eleştiriyor. Malatya’nın iyi bir noktaya gitmediğine de işaret eden Dink, şöyle diyor:

“DERS ALMAK LAZIM”
“Geçmişte İngiliz, Fransız, Alman, Ruslar’ın şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol ne ise bugün başta ABD olmak üzere aynısı tekrarlanıyor. Ermeni halkı onlara güvendi. Kendilerine ‘Osmanlı’nın zulmünden’ kurtaracakları vaat edildi. Ama öyle olmadı. Yanıldılar. Çünkü onlar geldiler, kendi işlerini, kendi hesaplarını yaptılar, çekip gittiler. Burada kardeşi kardeşe kırdırdılar. Kürtlerin yaşadığı aynı şey. ABD, Irak’ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere geldi. İki ay önce Diyarbakır’da bir konferans verdim. Orada şunu söyledim, ‘Bu gidiş gidiş değil. Kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar. Aklınızı başınıza toplayın’ dedim. Çünkü Amerika kendi hesaplarını yapıp, işini bitirdiği zaman çekip gider. Geçmişteki senaryonun bir benzeri yaşanıyor. Şu an oynanan oyun bu. Bir çıkış yolu bulunması lazım. Bulmak için tarihten biraz ders almamız lazım. 100 sene öncesine baktığımız zaman bu topraklar üzerinde asırlarca kardeşçe yaşamış insanlar birbirlerine düşürüldü. Niye birbirlerini yok ettiler.”

YALANI BELGELEMEK
Ulusal Kanal Genel Müdürü Turan Özlü, belgeselin, Rusya ve Ermenistan devlet arşivlerinden elde edilen belgeler ışığında hazırlandığını belirterek, şöyle dedi: “Bütün dünyanın gerçeğe ve bilime sadık, vicdan sahibi insanlarına bu belgeselle sesleneceğiz. Belgeseldeki amacın sözde soykırım yalanının ortaya çıkarılmasıdır. Bu konuda ilgili tüm kamu ve özel kuruluşları harekete geçmeye çağırıyorum.”

Halil İbrahim DAŞÖZ (Malatya Valisi)

Halil İbrahim DAŞÖZ (Malatya Valisi)

 

1959 Osmaniye doğumlu olan Vali Halil İbrahim Daşöz; ilk, orta ve lise öğrenimini Osmaniye’de tamamladı. 1980 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden, 1994 yılında ise Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

 

Memuriyet hayatına 1981 yılında Kastamonu Kaymakam adayı olarak başlayan Daşöz, Sarıcakaya ve Halfeti Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. Daşöz, daha sonra İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatında; Eğitim Daire Başkanlığında Şube Müdürü, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü Daire Başkanı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı ve 17 Ekim 1997 – 18 Ekim 1999 tarihleri arasında Mahalli İdareler Genel Müdürü olarak görev yaptı.

Merkez teşkilatındaki görevleri süresince İçişleri Bakanlığınca yürütülen Kamu Yönetim Reformu ve Mahalli İdareler Reformu çalışmalarında yer alan Daşöz, Avrupa konseyi ve çeşitli uluslararası kuruluşların ilgili komite ve toplantılarına Bakanlık temsilcisi olarak katıldı.

İngilizce bilen Vali Daşöz, 1990-1991 yıllarında Amerika Birleşik Devletlerinde bulundu.

18 Ekim 1999 – 7 Şubat 2003 tarihleri arasında Isparta Valiliği görevinde bulunan Daşöz daha sonra 15 Şubat 2003 – 31 Ocak 2004 tarihleri arasında Adıyaman Valiliği yaptı.

Adıyaman Valisi iken, önceki Valinin yargı kararı ile göreve iade edilmesi sonucunda Merkez Valiliğine atandı.

İçişleri Bakanlığındaki Merkez Valiliği görevine ek olarak 1 Şubat 2005 tarihinde Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreterliği görevini üstlenen Halil İbrahim Daşöz; evli ve 3 çocuk babası.

21.01.2006 tarihi itibariyle ilimizdeki görevine başlamıştır.

Turgut Özal’ın Köfte Macerası

Erdoğan’ın suflesi, Özal’ın playback’i…

Sufle kelimesi sözlükte şöyle açıklanıyor ”Sahnedeki oyunculara, izleyicilere duyurmadan unutulmuş bir sözü veya cümleyi hatırlatma”. Sufle tartışması CHP genel başkanı Baykal’ın…”Başbakan’a bir yerlerden sufle ediyorlar…” açıklamasıyla başladı. Başbakan Erdoğan da “… Erdoğan’a milletten başka kimse bir şey sufle edemez…” diyerek cevap verdi.

Belki biraz tebessüm edersiniz diye hoş bir playback hatırasını sizinle paylaşmak istedim.

Turgut Özal seçim gezilerindedir. Açlığa çok da dayanıklı değildir. Seçim gezilerinin telaşı içerisinde düzenli yemek yemek de mümkün değildir. Gerisini merhum Erkal Zenger’den dinleyelim:

“Taze ekmeğin arasına köfteyi doldurup geliyordum, yanına domates biber, kaç dakika konuşacağını bildiğim için miting biterken köfteler hazır oluyordu. Yine böyle köfteleri hazırladım fakat yemesi olanaksız, kalabalık! Halk otobüsün önünde oturuyor. Eline mikrofonu verdim. Bir yandan da özel kalem müdürü Hüseyin Aksoy bir lokma ekmeği koparıp içinde köfteyle uzatıyor. ‘Efendim’ dedim ‘siz konuşur gibi yapın, köfteyi yiyin, ben öbür mikrofondan konuşurum.’ Böylece Türkiye’de ilk defa bir Başbakan’a playback yaptırdık. Özal köfteyi yiyip ağzını oynatıyor, bende ‘Merhaba, merhaba nasılsınız, sağ olun, sağ olun, iyi günler sayın vatandaşlarım’ gibi şeyler söylüyordum. Bir yandan konuşuyor, bir yandan Özal’ın ağzına bakıyor, bir yandan da köfte ekmekleri uzatıyordum. O sırada Özal’ın köftesi bitmiş. Ben de halkla meşguldüm. Otobüsün hoparlöründen Özal’ın sesi duyuldu.’Hüseyin köfte ver!’

Meğerse Özal’ın önündeki mikrofonu açık unutmuşuz…”

Malatyaspor’dan üzücü skor

Malatyaspor, “istikrarsız” futbol ve skorlarına bir yenisini de Eskişehir’de ekledi. Zirve mücadelesinde “final” niteliği taşıyan maçlarda hep kaybeden taraf olan, her hafta “önüne adeta zoraki gelen avantajları dezavantaja dönüştürebilen” Malatyaspor, Eskişehir’de de “sürpriz” yapmadı. Malatyaspor’un, oyunun kurulduğu orta saha bölgesindeki geniş bir alanda futbol oynama, dolayısıyla daha olgun ve etkili atak geliştirme şansı tanıdığı Eskişehirspor, oyuna girdikten birkaç dakika sonra gereksiz ve isabetsiz bir geri pas yapan Malatyaspor’lu Mehmet Albayrak’ın bu pasıyla başlayan atakta golü buldu. Maçta ev sahibi takımın bir topu direkten dönerken, Malatyaspor’un etkisiz, cılız atakları vardı. En önemli gol fırsatı, Taner’in kaleciyle karşı karşıya iken 1 metreden topu kaleciye nişanladığı pozisyondu. İlk yarıda rüzgarı arkasına alan Malatyaspor’un kalecisi Şenol, özellikle bu yarıda kendi cezaalanı içerisinde ve hemen önünde kazanılan atışlarda, direkt Eskişehir kalesine gönderdiği ve tamamı autla sonuçlanan toplarla, rakip kaleyi en çok yoklayan Malatyasporlu futbolcuydu! Malatyaspor’da Turgay, Serdar ve Ramazan gayretli gözükürken, Serkan Bensol, Taner Demirbaş ve Hakan Bayraktar sahanın en kötüleri olarak göze battılar. Maçı yaklaşık 150 dolayında Malatyaspor taraftarı izledi.

STAD: Atatürk,

HAKEMLER: Halis Özkahya, Cem Satman, Ömer Faruk Yeşil, 4. Hakem Feridun Aktuğ Çıkrıkçı

ESKİŞEHİRSPOR: Zafer, Zafer Şahin, Birol, İshak (Dk. 89 Ramazan), Serkan Reçber (Dk. 83 Aydın), Turan, Bülent, Mehmet Türkmehmet (Dk. 63 Mustafa Sevgi), Mehmet Al, Akif, Koray,

YEDEKLER: Yk. Sinan, Aydın, Mustafa Aşan, Mustafa Sevgi, Ali, Ramazan.

MALATYASPOR: Şenol, Serkan, Mehmet Budak, Turgay, Ramazan, Serdar Samatyalı, Johanson, Atilla (Dk. 68 Engin), Hakan Bayraktar (Dk. 74 Bülent Akın), Senkerik (Dk. 63 Mehmet Albayrak), Taner,

YEDEKLER: Yk. Emrah, Bülent, Mehmet Albayrak, Engin, Aydın, Alper.

SARI KARTLAR: Mehmet Al (Eskişehir), Johanson, Serdar, Turgay (Malatya)

GOL: Dk. 69 Mehmet Al (Eskişehir)

3. dakikada Mehmet Türkmehmet’in soldan ortasına Eskişehirli oyuncudan önce müdahale edip yumruklayan kaleci Şenol, oyun sürerken başını tutarak yerde kıvranmaya başlayınca, topun sahibi Eskişehirli oyuncular taça attı. Kalecinin tedavisi yapıldı.

5. dakikada pas olarak gelen topu Malatyaspor defansı kaçırınca Eskişehirspor bir anda avantaj yakaladı. Cezaalanı dışına kadar çıkan kaleci Şenol, Eskişehirspor’lu oyuncudan önce topu taça vurdu, tehlikeyi önledi.

7. dakikada Eskişehir kontraatağını İshak sağdan sürdürdü. Yan hakemin ofsayt bayrağını farketmeyen hakem, bir süre sonra düdüğü çaldı. Şenol’un kullandığı atış, direkt auta çıktı.

13. dakikada Atilla’nın şık pasına Taner hamle yaptı, kaleciyi de geçtiği pozisyonda, hakem ofsayt gerekçesiyle pozisyonu durdurdu.

15. dakikada Eskişehir’in kazandığı atışı Birol kullandı. Malatyaspor defansından bir oyuncunun ters vuruşunda top kornere çıktı. Kornerden sonuç yok.

19. dakikada orta sahadan çıkan pasa Mehmet Al hamle yaptı ve kritik pozisyonda topla buluşmak üzereyken araya giren Mehmet Budak, topa ayak koydu ve kornere göndererek Malatyaspor’u rahatlattı. Korderden sonuç yok.

26. dakikada Malatyaspor mutlak bir gol fırsatından yararlanamadı. Senkerik’in ortaladığı topla sağ çaprazda buluşan Serdar Samatyalı’nın sert şutunu karşılayan kaleci elinden kaçırdı. Hemen önündeki Taner 1 metreden vurdu, ancak kaleciden döndü. Defansın çıkarmakta zorlandığı topa son olarak Atilla vurdu. Defansa çarpan top kornere çıktı. Kornerden sonuç yok.

31. dakikada orta sahadan çıkan top Eskişehirli oyuncudan sekince, hemen yanındaki Taner, ceza sahası çizgisinin üzerinden dönerek vurdu. Kaleci yerden gelen topu yatarak aldı.

36. dakikada Senkerik’in çıkardığı topla cezaalanı çizgisi üzerinde buluşan Taner topu kaleye göndermek isterken, Zafer Şahin’in arkadan müdahalesiyle kendini yerde buldu. Hakem bu pozisyonda oyunu devam ettirdi, Eskişehir defansı tehlikeyi uzaklaştırdı.

Hakem ilk yarıda oynanmamış süre olarak 2 dakikayı işaret etti.

İlk yarı 0-0 bitti.

49. dakikada orta sahaya yakın bölgede Serkan Reçber’e yapılan faul nedeniyle verilen serbest atışı Birol kullandı. Malatya cezaalanına ortalanan topa 6 pas önünde kaleciden önce Mehmet Al hamle yaptı ve topa yükseklik kazandırıp kaleye göndermek istedi. Bu futbolcunun ayağının üstüyle dokunduğu top Şenol’u aştı, üst direkten döndü.

53. dakikada Senkerik cezaalanına ortalanan topu kontrol etmek isterken kaptırınca, Malatyaspor fırsattan yararlanamadı.

57. dakikada Malatyaspor atağında cezaalanının hemen girişinde Atilla’yı engellemek isteyen Zafer Şahin, önce tabanla topa müdahale etti, sonra yükselen top eline çarptı. Malatyaspor’un penaltı beklediği pozisyonda hakem, cezaalanının yarım metre içerisindeki noktadan çift vuruş kullandırdı. Serdar Samatyalı’nın Ramazan’a kısa pas olarak çıkardığı topa Ramazan vurdu, defanstan döndü.

63. dakikada Malatyaspor’da Senkerik’in Mehmet Albayrak, Eskişehirspor’da Mehmet Türkmehmet’in yerine Mustafa Sevgi oyuna dahil oldular.

67. dakikada cezaalanında Taner Mehmet Albayrak anlaşmazlığı Malatyaspor’un önemli bir gol pozisyonundan yararlanamamasına yolaçtı.

68. dakikada Malatyaspor’da Atilla’nın yerine Engin oyuna dahil oldu.

69. dakikada Eskişehirspor, Mehmet Al’ın golüyle öne geçti. Mehmet Albayrak’ın orta sahaya yakın bir noktadan, Johanson’a atmak istediği, o da isabetsiz gönderdiği “gereksiz geri pas” Serkan Reçber’e geldi, bu futbolcudan da Mehmet Al’a gol pası oldu. Cezaalanına giren Mehmet Al, sağ çaprazdan Şenol’a rağmen şık bir vuruşla golü kaydetti: 1-0

73. dakikada garip bir olay yaşandı. Malatyaspor sağdan etkili bir atak geliştirmek isterken ve Serdar Samatyalı pas çıkarmak üzereyken, o sırada sahanın bir başka yerinde ayağına kramp giren Hakan Bayraktar’ın yerde yattığını görünce, topu taça vurdu ve hayli sinirlendi, Malatyaspor’un oluşmakta olan bir atağı da böylece bitti. Aynı dakikada, daha önce planlanan Hakan Bayraktar- Bülent Akın değişikliği yapıldı.

74. dakikada Mehmet Albayrak’ın cezaalanı içerisindeki pasına Bülent Akın sert vurdu. Kalecinin müdahale ettiği top yan ağlarda kaldı. Malatyaspor korner atışından yararlanamadı.

78, dakikada Eskişehir sahasından çıkan topa Turgay ve Mehmet Al birlikte koşarken, Malatyaspor yarı alanının ortalarına kadar çıkan kaleci Şenol kafayla topu Eskişehir sahasına gönderdi. Topu kapan Eskişehir kaptanı Serkan Reçber, Şenol’un kalesinde olmadığını görünce kaleye doğru uzun bir vuruş yaptı. Şenol, cezaalanında topu almayı başardı.

81. dakikada Serkan Bensol’un ortaladığı topa Mehmet Albayrak kafayla yere doğru vurdu. Defansa çarpan top korner. Gelen topa Taner’in kafa vuruşu kalecide kaldı.

90. dakikada kazanılan serbest vuruşu Bülent Akın kullandı. Defansa çarpan top korner. Kornerden sonuç yok.

Hakem oynanmamış süre olarak 4 dakikayı gösterdi.

Karşılaşma, 1-0 ev sahibi takımın üstünlüğüyle son buldu.

Cezmi Kartay Esnafı Perişan

Geçtiğimiz Çarşamba günü gündüz ve sokağa taşan silahların kullanıldığı, 3 kişinin vurulduğu olaylara sahne olan Cezmi Kartay Caddesi’nden bir grup esnafın, Perşembe günü “İMDAT” ziyareti yaptıkları Belediye Başkanı Cemal Akın ile Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı Şevket Keskin, bir gün sonra esnaflara “iade-i ziyarette” bulundular. Bu arada, Cezmi Kartay Caddesi’nin bağlandığı, 3 kişinin vurulduğu yere yaklaşık 75 metre mesafedeki Akpınar Meydanı’ndaki bir kahvehanede, gündüz saatlerinde bir kişi bıçaklanarak ağır yaralandı.

İADE- İ ZİYARET..
Belediye Başkanı Akın ile ESOB Başkanı Keskin, bazı oda başkanlarıyla birlikte, içkili eğlence yerlerinin yoğunlukta olduğu ve bu sık sık olayların yaşandığı Cezmi Kartay Caddesi’nde huzur isteyen “gündüz esnafı”nı ziyaret ettiler.

Çarşamba günü yaşanan olaylar nedeniyle esnaflara “geçmiş olsun” dileklerini ileten ve kandillerini kutlayan iki başkan, eğlence yerleri dışındaki işyerlerinin esnaflarını tek tek ziyaret ettiler.

Belediye Başkanı Akın, buradaki konuşmalarında, eğlence sektöründe hizmet veren işyerlerinin taşınmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini, bu işyerlerinin işletmecilerinin de bu nakile sıcak baktıklarını belirterek, “Biz esnaf odalarımızla, buradaki esnafımızla, Malatya’daki duyarlı insanlarımızla, bu olaylara fevkalade duyarlı olan basın mensuplarımızla bu konuyu en kısa zamanda çözeceğiz.

Daha önceki Belediye Başkanlarımız, bu konuda çalışma ve gayretler göstermişler. Ancak problem çözülemeden bugüne kadar gelmiş. Malatya Belediyesi olarak konuyla ilgili yer arayışlarımız oldu. Şu anda Vagon Onarım Fabrikası ile Organize Sanayi arasında söz konusu ihtiyacı karşılayabilecek bir alanı belirlemiş durumdayız. Bu yerin Malatya Belediyesine devri hususundaki çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda yıllardan beri beklenti içerisinde olan ve çözülmesi için her iki tarafın da, yani buradan ayrılmak isteyen esnaf gurubunun da halihazırda hizmet veren esnaf gurubunun da beklenti içinde olduğu çözümü inşallah en kısa zamanda üreteceğiz” diye konuştu.

ESOB Başkanı Şevket Keskin ise, “Yıllardır burada bir sıkıntı var. Burada bu işi yapan eğlence sektöründeki esnaflarımız da buradan ayrılarak, Belediye tarafından alt yapısı yapılmış, organizasyonu yapılmış başka bir mekana gitmeyi onlar da istiyorlar. Malatya’yı bu stresten kurtarmak lazım, Ben inanıyorum ki en kısa zamanda sorun çözülerek her iki taraf da rahat edecek. Buradaki esnaflarımız da rahatlayacak” dedi.

Esnaflar da ziyaretler sırasında, sıkıntılarını anlattılar ve Çarşamba günü yüzlerce kişinin bulunduğu caddede meydana gelen olayın yine de “şans eseri” ucuz atlatıldığını bildirdiler.

YİNE OLAY..
Öte yandan, caddedeki bir pavyonun elemanlarıyla daha önce burada işlenen cinayetin kurbanının yakınları arasında Pazartesi ve Çarşamba günleri yaşanan olaylar nedeniyle kentin gündemine oturan Cezmi Kartay Caddesi’nin bağlandığı Akpınar Meydanı’ndaki bir kahvehanede, öğle saatlerinde Cumali G. adlı 20 yaşlarındaki şahıs başından bıçakla yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.